
http://www.youtube.com/watch?v=a9s0DCQJq4I
dördü beşi derken sonu gelmeden sayfaları tekrar tekrar açılan tek kitabım İkinci Yarısı'dır herhalde. Bir arkadaş tavsiyesi üzerine alınıp okunan kitapları genelde o arkadaşın kitabıymış gibi okur ve hiç sahiplenmem, o kadar içine giremem o kitabın. O kitap onu bulan, ondaki güzellikleri benimseyen insanın olmuştur çoktan ama İkinci Yarısı herkesindi. Her sayfanın ayrı ayrı altı çizilmiş tatları vardı. Hepsi de dünyanın en güzel yemeklerini yermişçesine doyuruyordu beni. Ece Temelkuran'ı da tanımaya iyi ki doğru kitapla başlamışım dedim.
genç kadınlar kendilerinden yaşlı kadınlarla konuşmalılar.Ama iyi yaşlanmış kadınlar bulmalılar.Annesinin sözünden çıkmamış kadınları değil, bütün sözlerden çıkmış,sözler vermiş, tutamamış,sözlerini unuttuğu için ağlamış,ülkelere gitmiş gelmiş, adamlar terk etmiş,terk edilmiş,sonunda en çok gülmeyi ve umursamamayı öğrenmiş kadınları bulmalılar.O kadınlardaki uyutulan bilgileri uyandırmalılar.demiş.Okurken ilk genç kadın oldum.Neden sonra kesinlikle yaşlı kadın olmayı istediğimi söyledim kendime. Milyonlarca hata yapmışken yanlışlarımın üstünü örtmek için bir şey aradığımdan bulduğum bir laf değil bu. Son derece içten ve olmak istediğim kişiydi. Başkalarının hayatına kendiminkini benzetmeye, yakınlaştırmaya, köşesinden, ucundan, kıyısından o hayatı yaşamaya adamayı bıraktım. Önce o bahsi geçen yaşlı kadın olduğumu hissettim. Vazgeçmenin buruk bir tarafı vardır, elbette. O anda her şeyden vazgeçmişken hissettiğim o tatlı endişe, o tehlikeli gülümseyişimden sonra bir nefes alıp yırtılan kasetlerimi tamir ettim. 'Happy Pills' dinledim havamı bulayım diye.Yıl geçti üstünden en çok yaşlı kadın olmaya çalışırken değil olmayı bırakmışken güldüğümü fark ettim.






