
Bazı kahveler dışarıda içilecek kahvelerdir. Soğuktur onlar, üstleri kremalı ya da çikolata parçacıklı. Yani en azından renklidir, kahve gibi de değildir aslında. Herkesin bence o kahveleri de içmeye ihtiyacı var, kafeinsizinden. Mesela bugün çıkalım dışarı, içelim hepimiz o kahvelerden. Umursamayalım hiçbir şeyi, çok para kazanınca bir şey olmuyor çünkü. Hatırladıkça içinizi ısıtan o anılar soğuk kahvelerle birikiyor aslında.
Kafeinsiz gün geçirmişliğim yoktu ki. Filtre kahvem masamda kitaplar açık oturuyorum odamda. Zil çalınca yine umursamadım kim diye, annemler açar nasılsa. Benim önemli işlerim var çünkü, çok önemli. Teyzemler gelmiş. Kuzenimi de uzun zamandır görmüyordum aynı şehirde olmadığımız için. Odama geçtik; kahkahalar, konuşmalar, pastalar, börekler... 'Kahve içer misin?' dedim. 'Yok ya akşam uyuyamam'lı cümleler kurdu, 'iyi' dedim. Şu yılda hala kahveyi uyumamak için içiyor yani. Nasıl böyle hafif nasıl böyle saf derken 'hem seninkiler acıdır şimdi, ben onları içemem' dedi. Nasıl böyle hafif nasıl böyle saf sözcükleri beynimde yinelendi. Çünkü benden 3 yaş büyük birisinden duyuyorum bu sözleri. Hızlı mı gittik biraz dedim kendime. Çabuk toparlanıp sohbete geri döndüm. Neden sonra kafamı yana çevirdim kitaplığımda incecik, sarı sarı duruyor Timsah Sokak Şiirleri. Bir yandan kuzenimle konuşuyorum bir yandan sayfaları karıştırıyorum. İlk aldığım gün ilk okuduğum dakikada ezberlediğim şiir açıldı ilk sayfa döndürüşte. Sayfa düzenini bile ezberlediğim şiirde gözüm direk en sevdiğim dizeye takıldı:
çocukluğumun değnekten atına binip uzaklaşıyorum senden
benden kopup gidiyor nehre kaptırdığım bedenimin bir yeri
büyük denizlere kavuşana kadar
biliyorum eksildiğimi
O kadar güzel gelmiyor bu mısralar. Baştan alıyorum şiiri:
dipte duran oyun belki çocuğu büyük yapan kilit
cebine sığmayan zamanlar kollayan pusuladaki tılsım
...
...
rüyam azaldı, biliyorum az kaldı hayata
aynı hatırlanmayan hatıralarla sis iniyor kör bir aydınlığa.
Sonra kuzenime baktım. Bilinçsizce başını salladı 'iyiymiş' dermiş gibi. Çok da sevemedim hala o mısraları.
Biraz daha sohbet edip gülüp eğlendikten sonra kalktılar. Odama geçip aldım yine şiiri elime. Filtre kahvemden bir yudum alıp sardım kaseti başa.İlk cümlede geri geldi o sevdiğim şiir.
Yalnız kaldığınız zaman içilecek sıcak ve acı kahveleriniz, dışarıda içilecek soğuk ve tatlı kahveleriniz var. Gece yalnızca birine müsaade ediyor. Bari gündüzünüzü öldürmeyin, çıkın ve için o soğuk kahvelerden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder